Şiirleri dudaklarıyla değil kalbiyle okurdu

12 Kasım 2010 yılında öte âleme yolcu ettiğimiz Sacit Onan Ağabey’i yine bir Kasım günü anıyoruz seslendirdiği şiirler eşliğinde. Ona Fatiha’lar göndererek bu Müslüman sesli adama bir selam göndermeye ne dersiniz sevgili dostlar. 

Yıllar önce “Sevgililer Sevgilisine” albümü yapmış, şairlerimize naatlarını kendi seslerinden okutmuştuk. Kimler yoktu ki? Erdem Bayazıt, Mustafa Necati Bursalı, Ferman Karaçam, Özcan Ünlü, Recep Garip, Nurettin Durman, İbrahim Tenekeci… Sesleri kaydettiğimiz stüdyoda Taner Yüncüoğlu ile Akif İnan’ın vefatından hemen önce okuduğu naatı da bulmuş ve albüme ilave etmiştik. Bu güzel albüm, belki de böylesine bir kadroyla yapılabilecek son albüm olmuştu. Artık o güzel isimlerin çoğu aramızda yok ne yazık ki…

Zaman zaman uzun uçak yolculuklarımda bu albümü defalarca dinlerim. Bir de albümde olmayan ama sanki sesiyle albümde bir naata Müslüman sesiyle eşlik edecekmiş gibi kulak zarımda yer etmiş Sacit Onan’ı hatırlarım. Hemen onun seslendirdiği Mona Roza, Acı, Filistinli Çocuklar mp3lerini arayıp bulur defalarca da bunları dinlerim.

Sesini hiçbir zaman beyhude kullanmadı

Sacit Onan, Müslüman sesli bir adamdı.

Reklam dünyasının duayenlerindendi.

Ama sesini hiçbir zaman beyhude işlerde kullanmadı. Çocukluğumuzda hayranlık ve hayretle izlediğimiz Kaptan Cousteau belgeseline ses katan adamdı.

Her zaman o güzel sesi kendisine lütfedene karşı büyük bir saygısı vardır.

O okurken Filistinli çocukların taşlarına dokunabilir, Gülce’nin güllerini koklayabilirsiniz. Halepçe’den, Şam’dan, Mekke’den esen rüzgâr içinize işler. Acının en okkalısı oturur içinize, aşkın kaburgaları çatlattığını hissedebilirsiniz.

Şiir kadar güzel adamdı vesselam…

Sacit Onan, şiirleri sadece okumazdı.

Gözlerini kapatır şiirin mısralarına biner gider o diyarları dolaşırdı. Ve dolaşırken bizi de götürürdü oralara. Coğrafyamızın hüzünleriyle hüzünlenir, derdiyle dertlenir, güzellikleriyle gülümserdi.

Sacit Onan şiir kadar güzel bir adamdı. Belki de ondan okuduğu tüm güzel şiirleri daha da güzel yapardı.

Bilmem bundan sonra Filistinli çocukların acılarını onun kadar güzel okuyabilecek biri olacak mı? Mona Roza’yı ondan daha güzel hissettirebilecek biri olur mu? Bilemiyorum.

Sacit Ağabey, şiirleri dudaklarıyla değil kalbiyle okurdu.

Kalbinden doğardı sesler.

Yüreğinin ritmi eşlik ederdi kelimelere…

Ondan ki geldi, güzel şiirler okudu ve gitti.

Ama hala sesiyle yaşatıyor güzellikleri bize. Sesiyle, sonsuzluk yolculuğunda güzel bir seda bıraktı bu âlemde. Kim bilir Kevser’in başında da o okuyacak bütün güzel müminlere…

12 Kasım 2010 yılında yolcu ettiğimiz Sacit Ağabey’i yine bir Kasım günü anıyoruz seslendirdiği şiirler eşlinde. www.sacitonan.com sitesinde yayınlanan klip ve şiirlerine dinleyerek ve ona Fatiha’lar göndererek bu Müslüman sesli adama bir selam göndermeye ne dersiniz sevgili dostlar.

*

“Avâzeyi bu âleme dâvûd gibi sal.

Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.”

Adem Özbay

Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.